Pamfilya Bölgesi, tarih boyunca farklı halkların bir arada yaşadığı, örflerin, inançların ve ritüellerin iç içe geçtiği özel bir coğrafya olmuştur. Zamanla birbirine karışan gelenekler, tanrılar, adak biçimleri ve dini törenler bölgede büyük bir kültürel çeşitlilik yaratmıştır. Bu çeşitlilik içinde Ana Tanrıça kültü önemli bir yer tutmuş, her ne kadar bölgesel farklılıklar gösterse de özünde güneşin doğduğu topraklara özgü karakterini korumuştur. Perge ise bu geniş kültürel mozaiğin içinde, küçük bir Anadolu kenti olarak tarihin kronolojik akışı içinde mütevazı ama anlamlı bir rol üstlenmiştir Antik Bilimde Matematik ve Müzik İlişkisi.
Egemen Güçler Arasında Ayakta Kalma Mücadelesi
Perge, varlığını sürdürebilmek için dönem dönem egemen büyük güçlere vergi ödemiş ve onların boyunduruğu altında yaşamaya razı olmuştur. Kent, kendisinden daha güçlü bir uygarlık gelinceye kadar bu dengeyi korumaya çalışarak ayakta kalmayı başarmıştır. Bu süreçte Frigler, Lidyalılar, Persler, Makedonlar, Selevkidler, Pontus Kralı VI. Mithridates, Bergama Krallığı ve Roma gibi birçok uygarlıkla doğrudan ya da dolaylı ilişki kurmuştur. Perge, bir Pamfilya kenti olarak bu büyük güçlere lojistik ve stratejik destek sağlayarak bölgesel önemini sürdürmüştür.
Arkeolojik Kazılar ve Bilimsel Katkılar
Perge’nin günümüze ulaşan tarihi mirası, büyük ölçüde arkeolojik kazılar sayesinde ortaya çıkarılmıştır. 1953 yılında, Türk arkeolojisinin öncü isimlerinden Arif Müfid Mansel tarafından başlatılan kazılar, kentin bilim dünyasına tanıtılmasında önemli bir dönüm noktası olmuştur. 1975 yılından itibaren ise, Antalya Müzesi’nde sergilenen birçok eseri adeta bir yapboz gibi bir araya getiren Jale İnan, Perge’yi bir “kazı şehri” olarak bilimsel çalışmalara açmıştır. Bu emekler sayesinde Perge, Anadolu arkeolojisinin en değerli merkezlerinden biri hâline gelmiştir Private Guide Turkey.
Büyük İskender ve Artemis Pergaia
Büyük İskender’in Granikos Savaşı sonrasında Küçük Asya’yı Pers egemenliğinden kurtarması ve İssos yönüne ilerlemesi, onu Pamfilya üzerinden geçmeye zorlamıştır. Phaselis’te konaklayan İskender’e Toros Dağları’nın geçitlerini gösteren Pergeliler, bu davranışlarıyla onun sempatisini kazanmış olabilirler. Ayrıca Perge’nin koruyucu tanrıçası Artemis Pergaia, İskender’in annesinin doğumuna yardım eden tanrıça olarak kabul edilmekteydi. İskender’in Artemis adına dünyanın yedi harikasından birini inşa ettirmesi de bu inancın bir yansımasıdır. Bu nedenle Artemis Pergaia’nın koruduğu Perge kentine, İskender’in sorunsuz bir şekilde girdiği düşünülmektedir. Aristoteles’in öğretilerinde klasik Yunan tanrılarının, özellikle de Artemis’in önemli bir yere sahip olması, bu kültürel ve inançsal bağları daha da güçlendirmiştir.







